Basketbol’un Tanrısı : Michael Jordan

Michael Jeffrey Jordan (Michael Jordan) (doğum 17 Şubat 1963, Brooklyn New York) eski NBA liginin ve birçok otoriteye göre tüm zamanların en iyi basketbolclarından birisi olduğu genel kabul görmektedir. Hatta NBA sitesindeki biyografisinde tüm zamanların en iyi basketbol oyuncusu olarak gösterilmektedir

Michael Jordan, 17 Şubat 1963 tarihinde New York’ta dünyaya gelmiştir. Daha sonraları ailesi büyüdüğü Kuzey Karolina’ya taşınmıştır. Yaşamsal alanda ikinci sınıf statüde olması ve boyunun kısa olması nedeniyle Lise takımına girmekte zorlanmıştır. Bunun yerine beyzbol gibi diğer spor dallarına yoğunlaşmıştır. İlerleyen zamanlarda basketbola daha da yoğunlaşan Jordan’ın boyu da uzamaya başlamıştır. Okuldaki son iki yılında okul takımında kendine yer bulan Jordan, bu dönemde 25 sayı ortalaması yakalamıştır. Okuldaki son senesinde 29,2 sayı, 11,6 ribaunt ve 10,1 asist ortalamaları ile triple-double yapmayı başarmıştır. Bu ortalamaları ile Amerika’daki en başarılı lise oyuncularının oluşturduğu McDonald’s All-American Team’e seçilmiştir. Lise takımındaki son iki yıldaki bu başarıları sonrasında ise NCAA’in yolunu tutmuştur.

1981 senesinde North Carolina üniversitesine kabul edilen Jordan, birçoğunun benchde dirsek çürüteceğini söylemesine rağmen NCAA’de sergilediği performansla James Worthy ve Sam Perkins gibi yıldızların arasından sıyrılarak süre almayı başardı. İlk senesinde 13,4 sayı ve %53,4 atış başarısı ile Atlantik Konferansı’nda en iyi çaylak oyuncu ödülünü almayı başarmıştı. 1982 senesine geldiğimizde ise North Carolina, Jordan’ın maçın bitimine 15 saniye kala attığı basket ile şampiyonluğa ulaşıyordu. Jordan, atmış olduğu bu basketi kendisi açısından bir dönüm noktası olarak açıklayacak ve bizlere bu atışı uzun yıllar izletecekti.
North Carolina’da geçirdiği 3 sezon sonunda Jordan; 17,7 sayı, %54 şut başarısı ve 5 ribaunt ortalamaları tutturmuştur. Bu başarıları ona 1983 ve 1984 yıllarında “Yılın Kolej Basketbolcusu” ödülünü getirmiştir. 1984 senesinde NBA draftına katılma kararı alan Jordan, eğitimini 1986 yılında tamamlamak üzere North Carolina’ya bir sene erken veda ediyordu. NBA draftlarından önce, 1984 yılında ABD’de düzenlenen olimpiyat oyunlarında North Carolina ile kendisine karşı şampiyonluk yaşadığı Patrick Ewing ile basketbolda olimpiyat şampiyonluğu yaşamıştır. ABD’nin İspanya’yı 96-65 yenerek olimpiyat şampiyonu olduğu bu maçta Jordan’ın giydiği ayakkabılar, 33 yıl sonra 190 bin 373 dolara satılacaktı.

1984 senesinde draftlara katılan Jordan, Houston Rockets’ın 1. sırada draft ettiği Hakeem Olajuwon ve Portland’ın 2. sırada draft ettiği Sam Bowie’nin ardından, Chicago Bulls tarafından 3. sırada draft edildi. Bulls sözleşmesinin yanı sıra, ilk olarak Nike ve diğer spor markaları ile sözleşmeler imzalamaya başladı. O yıl Houston Rockets tarafından ilk sıradan draft edilen Hakeem Olajuwan bir yıldız olmayı başardı ama ikinci sıra draft hakkını Jordan’ın yerine Sam Bowie’yi seçen Portland, yıllarca draft’ta yaptığı hatanın bedelini ödedi.

NBA’de geçirdiği ilk sezonunda 28,2 sayı, 6,5 ribaunt ve 5,9 asist ortalamaları ile “Yılın Çaylağı”  ödülünün sahibi oldu. NBA’deki ikinci sezonunun başında ayağı kırılan Jordan, normal sezonda 64 maça çıkamamıştır.  Play-off maçları ile salonlara geri dönen Jordan’ın Boston Celtics’e karşı attığı 63 sayı, play-off maçlarında bugüne kadar atılan en yüksek sayı olmuştur. Muhteşem sıçramaları ve smaçları, akıl dolu pasları, ve karşısındakini usandıran savunmasıyla göz doldurmaya başlayan Jordan; şutlarında da kendine yakışır yüzdeler tutturmayı kısa sürede başardı.

1985 yılında Doğu Konferansı All-Star takımına seçilen Jordan, ilk All-Star maçında 22 dakika oynamış ve 7 sayı atmıştır. 1986-1987 sezonunda 37,1 sayı ortalaması ile oynayan Jordan o sene normal sezon MVP’si, yılın en iyi savunmacısı ve All-Star’ın en değerli oyuncusu ödüllerini domine etmiştir. 1988-1989 sezonunda 32,5 sayı ortalaması ile oynamıştır. Sezon öncesi takıma katılan ve ilerde efsaneleşecek olan Scottie Pippen, Horace Grant ve koç Phil Jackson ile play-offlara kalan Bulls, Cleveland Cavaliers’ı Jordan’ın son saniye basketi ile 5. maçta geçiyordu.

1990-1991’de normal sezonu 61 galibiyetle takım rekoru kırarak tamamlayan Bulls’ta Jordan, hem normal sezonun hem de finallerin MVP’si olmaya hak kazanmıştı. 1991 senesinde gelen bu şampiyonluğun ardından 1991-1992 sezonunu da şampiyon olarak tamamlayan Chicago Bulls, 1992-1993 sezonu ile birlikte arka arkaya 3 şampiyonluk kazanmıştır. Bu 3 şampiyonluk yıllarında Jordan, 3 sezonda da NBA finallerinde MVP olmayı başarmıştır. 1992 senesinde Barcelona’da düzenlenen olimpiyat oyunlarında, ABD milli takımı ile bir olimpiyat şampiyonluğu daha yaşamıştır.

1993 senesinde babasının öldürülmesinin de etkisiyle Jordan, emekliye ayrılma kararını açıklamıştır. Bu ayrılık sonrasında kendisinin 23 numaralı forması da emekli edilmiştir;

Basketbolu bırakan Jordan, 7 yaşında babasının teşvikleri ile oynamaya başladığı beyzbol ile sahalara dönme kararı aldı. Beyzbolda, basketboldaki kadar başarılı olamayan Jordan, 1994-1995 sezonunun sonlarına doğru “I’m Back” açıklaması ile basketbola tekrar dönmüştür. 23 numaralı forması emekliye ayrılan Jordan, beyzbol takımında giydiği 45 numaralı forma ile Chicago Bulls’a geri dönmüştür.

1993-1994 ve 1994-1995 sezonlarında şampiyonluğu Houston Rockets’a kaptıran Bulls, 1995-1996 sezonuna NBA’in en iyi ribauntçularından biri olarak kabul edilen Dennis Rodman’ı kadrosuna dahil ederek başlamıştı. Bu sezonda Jordan, Pippen ve Rodman üçlüsü ile normal sezonda 72 galibiyet almışlardır. 1995-1996, 1996-1997 ve 1997-1998 sezonlarında şampiyonluk sevincini tekrar yaşayan Jordan, bu 3 sezonda da NBA finallerinin MVP’si olmayı başarmıştır. Chicago Bulls’taki iki ayrı döneminde toplam 6 kez şampiyonluk yüzüğünü takan Jordan, bu 6 şampiyonluk sezonunda NBA finallerinin MVP’si olmuştur. 1987-1988, 1990-1991, 1991-1992, 1995-1996, 1997-1998 sezonlarında da normal sezon MVP’si olmayı başarmıştır.

1997-1998 sezonu sonunda ikinci kez basketbola veda eden Jordan, 2000 senesinin başında Washington Wizards takımının hissedarı olmuştur. 2001 senesinde Wizards ile basketbola ikinci kez dönen Jordan, o sezon yaşadığı sakatlık nedeniyle çok fazla maçta oynayamamış olup 2002-2003 sezonu sonunda basketbola son kez veda etmiştir.

Portrait of Michael Jordan of Team USA posing with a ball during a photo shoot. San Diego, California 6/23/1992 (Image # 1066 )

Basketboldaki başarıları ve rekorları ile unutulmazlar arasına giren Michael Jordan, sempatik ve mütevazi kişiliği ile de milyonlarca sporseverin gönlünde yer etmeyi başarmıştır.

Michael Jordan’nın Kariyeri;

6 defa NBA şampiyonluğu (1991, 1992, 1993, 1996, 1997, 1998)

5 defa NBA En Değerli Oyuncu (1988, 1991-1992, 1996, 1998)

14 defa NBA All-Star (1985-1993, 1996-1998, 2002-2003)

6 defa NBA Finalleri MVP (1991-1993, 1996-1998)

10 defa NBA puanlama şampiyonu (1987-1993, 1996-1998)

3 defa NBA şut şampiyonu (1988, 1990, 1993)

Yılın NBA Savunma oyuncusu (1988)

Olimpiyat Altın madalyası 1984 Los Angeles Amerika Birleşik Devletleri

CEVAP VER

Lütfen yorum yapın
Lütfen adınızı girin